Kaçıp saklanmak – Running for cover

Hurriyet

Hurriyet

Kaçıp saklanmak

Bugünün mesajı ucu açık bir düşünce zinciri.

Geleneksel medya binlerce kişiyi ilgilendiren çok önemli talihsiz bir olayı BİR HAFTA sonra duyurabildi, ama sonunda duyurdu.

HABERTÜRK
NTV
HÜRRİYET

Hasdal İBB Barınağında yapılan katliamı hayvanseverlere ilk olarak duyuran bizleriz. Herkesi tepki göstermeye çağıran biziz. Üyelerimiz haberleri profillerinde paylaşınca, bir gecede onbinlerce kişi Blog sayfamızı okudu.  Kaç kişi? 31.339 kişi tam olarak.

Ve bu sadece ilk gecemizdi…

Üçüncü güne geldiğimizde öfke seli büyümüş ve basılı medya ölümlerden sorumlu kişileri sorgulamaya başlamıştı.

Sahip Çıkalım! Dünyayı harekete geçirdi, üyeler eyleme geçti, Belediye kamuoyunu kaybetti ve saklanmak için yer aramaya başladı.

Bu bebekleri hiç bir şey geri getiremez ancak Sahip Çıkalım! ve tüm üyeleri bulundukları yerleri, tam tersini yapıp yasaları uygulamaları gerekirken yasaları çiğnemek yönünde kullananlara baskı uygulamaya (ve onları utandırmaya) asla son vermeyecekler.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi‘nin güvenilirliği bir darbe daha aldı. Bakalım bunun sonucuyla ve kamuoyunun dikkatli bakışlarıyla nasıl başa çıkacak.

İstanbul Büyükşehir Belediyesine tavsiyede bulunmak ister misiniz? Başkan Kadir Topbaş’a söylemek istediğiniz birşey var mı?

İşte şansınız… İsterseniz Pazartesi günü arayabilir isterseniz bu sayfaya yorum yazabilirsiniz. Emin olun sizi okuyacaklar!

—-

NTV

NTV

Running for cover

Today’s post is an open ended reflection.

It took traditional media a WHOLE WEEK to report on an unfortunate event of great importance to many thousands of people but finally they did.

HABERTURK
NTV
HURRIYET

We were the first ones to alert animal lovers of the massacre committed at the Municipal shelter in Hasdal.We made an immediate call for action. Our members shared the news on their pages, overnight, tens of thousands of people read our editorial on the killings.

How many? 31.339 people exactly.

And that was just the first night…

By the third day the wave of indignation had grown and printed Media were questioning the people responsible for the killings.

Let’s Adopt! alerted the world, its members took action, the Municipality lost the battle for public opinion and ran looking for somewhere to hide.

Nothing is going to bring those puppies back but Let’s Adopt! and all its members will never end putting pressure (and embarrassing) those who decide to break the law when their job should be precisely the opposite, that is, to ensure the Law is fulfilled.

The Greater Istanbul Municipality has been dealt a severe blow to its credibility. Let’s see how they deal with the aftermath and the public scrutiny.

Would you have any advice for the Istanbul Municipality? Would you like to tell anything to Kadir Topbas, the Mayor of Istanbul?

Here is your chance… you can either call him on Monday or you can leave a comment in this blog. I can assure you they read you…

9 Comments

Filed under Uncategorized

2010 değişim istiyor! – 2010 Calls for Change

Call Kadir Topbas

2010 değişim istiyor!

Sevgili dostlar,

İstanbul, 2010 Avrupa Kültür Başkenti.

Ekim ayının 22’si 2009 Perşembe… Değişim zamanı.

Geçtiğimiz günlerde İstanbul Büyükşehir Belediyesi Hasdal Barınağı’nda yaşanan talihsiz olaylar, Türk hayvan severleri ve tüm halkı çileden çıkardı. Medya, olayın sorumlularını araştırırken bir yandan da Veteriner İşleri Müdürlüğü’nün faaliyetlerini soruşturuyor.

Zaman güçlerimizi birleştirme ve belediyeye artık değişmek gerektiğini gösterme zamanıdır…
Bugünler kritik günler… Tam da bu yüzden, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’a tek bir günde 2010 telefon edilmesi gibi iddialı bir hedef belirliyoruz. Bunu başarabilir miyiz? Göstermeyi amaçladığımız bu kütlesel tepkinin bir parçası olur musunuz?

Hayvan severlerin “Yeter!” deme zamanı artık geldi… Sizi yönetenlere yaptıkları utanç verici katliamlar için vergi ödemekten bıktığınızı söyleyin. Türk halkını ve ülkeyi mahcup duruma düşürmelerinden usandığınızı söyleyin. İnternette gereğinden fazla ölü köpek resmi görmekten içinize gına geldiğini söyleyin. Belediye görevlilerinin gözlerinizin içine baka baka söyledikleri yalanlardan bıktığınızı söyleyin…

Yalanlardan bıkıp usandığınızı söyleyin.

jandarma puppy 2

Yarın 22 Ekim 2009. Lütfen İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’ı arayın.

Kadir Tobpaş  +90 212 455 14 00 – 01

Her gün hayvan severlerin ne zaman harekete geçeceklerini soran sayısız e-mail alıyorum… İşte size fırsat. Birkaç tuşa basarak harekete geçin.

Bunu birlikte yapalım. Onlara umursadığımızı gösterelim!

Viktor Larkhill

—–

Call Kadir Topbas

2010 calls for change

Dear friends,

Istanbul, European Capital of Culture on 2010.

Thursday 22 of October 2009, its time for change.

The recent events at the Istanbul Municipality Hasdal Shelter have enraged turkish animal lovers and society at large. The Media are currently investigating the people responsible for the massacre as
well as inquiring on the activities of the Veterinary Department.

It is time to use our collective strength and let the Municipality it is time to change.

It’s a critical time, so we are going to set up an ambitious goal of 2010 telephone calls to the office of Kadir Topbas, the Mayor of Istanbul, placed or committed to in a single day. Can we do it? Will you be part of this massive demonstration of reject?

It is time for animal lovers to say Enough!… Tell them you are tired of your taxes paying for embarrassing massacres. Tell them you are sick and tired of the way they are embarrassing the nation. Tell them you have had enough of seeing images of dead dogs on the internet. Tell them you are tired of the lies of municipal officials.

jandarma puppy 2
Tell them you are tired of lies.

Tomorrow, 22 of October. Please call Kadir Topbas, the Mayor of Istanbul.

Kadir Tobpaş  +90 212 455 14 00 – 01

I get tons of emails daily asking me when will animal lovers finally take action… so here is the chance.. Take action by dialing  Kadir Tobpaş  +90 212 455 14 00 – 01

Let’s do this. Prove them you care.

Viktor Larkhill

12 Comments

Filed under Uncategorized

Gözlerinin İçine Bakın – Look into their Eyes

Hasan Gencdal +90 530 667 98 04  hasan.gencdal@ibb.gov.tr

Hasan Gencdal +90 530 667 98 04 hasan.gencdal@ibb.gov.tr

Gözlerinin İçine Bakın

En son ne zaman bir belediye görevlisi size hayvanları öldürmediklerini, ve asla öldürmeyeceklerini söyledi de inandınız?

En son ne zaman size hayvanları sevdiklerini, kendilerinin de hayvanları olduğunu, hayvanlarla büyüdüklerini söylediler de inandınız?

En son ne zaman gözlerinin içine baktınız ve ellerine teslim edilen onca canın güvenlikte olduğuna inandınız?

Bazıları inandıklarını söylemeye korkabilir. Yalnız kalmaktan, geçimlerini kaybedetmekten, başkalarının onlardan farklı düşünüp bunu dile getireceğinden, aptal gibi görüneceklerinden korkabilirler. Bizler değil!

Killed

Killed

Biz gerçekleri dile getirirken her türlü riski, hep olduğu gibi, göze alacağız. Gerçekleri, barınaklara, barınak veterinerlerine , barınak yöneticilerine, barınak gönüllülerine, son olarak en önemlisi, barınak hayvanlarına dair, konuşulamayan, dayanılamayan gerçekleri… Çünkü, kabul edelim, umurumuzda olan onlar.

Bu trajedi neden gerçekleşti sorusunun cevabı işte burada; burada 55 masum bebeğin neden ıslak bir sonbahar sabahı, sözde bir kuduz salgını bahane edilerek  katledildiklerini ve neden bir daha asla Göktürk tepelerinin arkasından doğan güneşi göremeyeceklerini anlatacağız.

1. Barınaklardaki bebekler tam birer baş belasıdır. Ağlarlar, mama isterler, çiş ve kaka yaparlar, ilgi isterler, ve dahası, her gün sayıları biraz daha artar. Onları doyurmak, arkalarını temizlemek, barınakların dehşet verici koşullarında sürekli hastalandıkları için tıbbi bakımlarını sağlamak hep birer yüktür. Kimse onları sevmez, işçiler de, veterinerler de, yöneticiler de.

Killed

Killed

2. Barınaklardaki gönüllüler tam birer baş belasıdırlar. İşçilere, doktorlara, yöneticilere bağırırlar, mama isterler, kafeslerin çiş ve kakadan, kusmuktan temizlenmesini, ölen veya ölmekte olan bebeklerin dışarı alınmasını, kafestekileri de hasta etmemesini isterler. Herşeyin düzenli ve hijyenik olmasını isterler. Bebekler için ihtimam isterler, bebekler YAŞASIN isterler! Ve tabii bu pek uygun birşey değildir.

Bundan başka, genellikle eğitimli kadınlardır bunlar ve burada çalışanlar için işlerini yapmaları karşısındaki bu ısrarcı halleri çok ama çok sinir bozucu olabilir.

3. Barınaklarda, gönüllüler sık sık günün yemeği oluverirler. Nefret edilirler, dışarı çıkartılmak istenirler. Ama nasıl yaparsın bunu? Hayvanların hayatını herşeyin önüne koymuş bu müthiş insanları nasıl yok edersin?

Killed

Killed

Bunu, uğruna yaşadıkları şeyi öldürerek yaparsın.

Bunu, her gün okşadıkları o minik kafaları yok ederek yaparsın.

Bunu, öldüreceklerini kendilerine seçtirerek yaparsın.

Bunu, işlediğin cinayetin sorumluluğunu onlara yükleyerek yaparsın.

Bunu, onların gözlerinin içine bakıp “bebekleri sen öldürdün, biz değil” diyerek yaparsın.

Sonra dumanla dolu odana gider, çayından bir yudum içer ve derin bir nefes alırsın. Bir sonrakiler gelinceye kadar rahatsındır.

Eğer birisinin yalan söyleyip söylemediğini anlmak istiyorsanız sadece gözlerinin içine bakın.

Viktor Larkhill

Viktor Larkhill v.larkill@googlemail.com

——-

Hasan Gencdal +90 530 667 98 04  hasan.gencdal@ibb.gov.tr

Hasan Gencdal +90 530 667 98 04 hasan.gencdal@ibb.gov.tr

Look into their Eyes

When was the last time you trusted a municipality officer who told you that they never killed animals and they never will?

When was the last time you believed when they tell you that they love animals, that they have animals themselves, that they grew up with animals?

When was the last time you looked into their eyes and felt that all those lives trusted in their care were safe?

Killed

Killed

Some people are afraid to say what they believe in. They are afraid that they may be ostracized, their livelihoods may be at stake, that others may disagree with the, and voice their own opinions, that they may look like fools.  Not us!

We will take all these risks as we always have, to speak the truth, the unbearable and unspeakable truth about the state of shelters, shelter administrators, shelter veterinarians, shelter volunteers and lastly but most importantly, of shelter animals. Because, let’s face it, they are what we care about.

Here is why this tragedy has happened, here are the reasons why 55 innocent babies were slaughtered for the fear of a so-called Rabies epidemic one damp autumn morning, never to witness another dawn over the hills of Göktürk:

Killed

Killed

1. In shelters, puppies are a nuisance. They cry, they want food, they pee and they pooh, they ask for attention and what is more, they grow in numbers everyday. They are a burden to feed, to clean after, to care for medically as they keep getting sick all the time under those horrifying conditions. Nobody likes them, not the workers, not the vets, not the managers!

2. In shelters, volunteers are a nuisance. They scream at the workers, doctors, managers, they want food, they want the cages to be cleaned of pee, pooh and vomit, they want dead bodies and dying babies that infect the others to be removed. They want all to be in order, hygienic. They want care for the puppies, they want them to LIVE!

And that just is not convenient. Besides, they are mostly educated women and for the people working there, they can be very annoying with their insistence on their work.

Killed

Killed

3. In shelters, regularly, volunteers are the meal of the day. They are hated, they are wanted out of the premises. But how do you do that? How do you destroy the will of those wonderful people who place the lives of animals before any?

You do it by killing for what they live.

You do it by taking the lives of those whose little heads they caressed everyday.

You do it by making them choose the ones you are planning to kill.

You do it by making them responsible for the murder you commit.

You do it by looking into their eyes and telling them “it is you who killed them not us”.

And then you can go back to your smoke filled office, sip your tea and take a deep breath. You can rest until the new bunch arrives.

If you want to know whether a person is lying, just look into their eyes.

Viktor Larkhill

Viktor Larkhill v.larkill@googlemail.com

10 Comments

Filed under Uncategorized

Hasan Gençdal, Küçük Adamın Zulmü – Hasan Gencdal, The Cruelty of the Little Man

Hasdal Victim

Hasdal Victim

16 Ekim, Cuma, sabah 08:30…

55 bebek, bazıları onlara acımasızca kıyanların llerinden bile küçük, sadece birkaç haftalık, bazıları daha büyük, kahvaltıları geliyor zannederek, kuyruklarını sallayarak girdikleri soğuk ve rutubetli bir odada vahşice öldürüldüler.

Mekan: Hasdal, İstanbul’daki Eyüp

Belediyesi Köpek Rehabilitasyon Merkezi.

55 bebek, melek köpekcik…

Neden? Bir adamın nefreti. Hasan Gençdal, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Veteriner İşleri Müdürü.

Gençdal, Barınak Müdürü Recep ve Baş Veteriner Ahmet Bölükbaşı ile büyük bir aymazlıkla hareket ederek 55 minik ve sağlıklı cana kıydı. Bir zamanlar dünyaya yaşama sevinciyle bakan ışıl işil o gözler bir daha gün ışığı göremeyecek…

Bu kalleşçe davranışı haklı çıkartmak için minik bir yavrunun ısırarak yaydığı kuduz salgını gibi inanılmaz bir hikaye uydurmaya kadar götürdüler işi. Yalan yanlış bir rapor bile yazıldı.

Hasdal Barınağı ve Büyükşehir Belediyesi bu tür katliamların yabancısı değil. İki yıl önce benzer bir davada şimdi bu nedenle yerinden olan Arif Eker‘in peşine düşmüştük.

Yıllardır gönüllüler barınaklara Kısırlaştır ve Bırak yöntemi doğrü düzgün uygulamaları için yardımcı olmaya çalışıyorlar. Ve yıllardır hayvan severler öfke ve kızgınlıklarının acısını masum canlardan çıkaran belediye çalışanlarının zulmüne ve kokuşmuşluğuna şahit oluyorlar.

Ama burada çizgiye aştılar artık.

Puppies Alive

Puppies Alive

Puppies still alive

Puppies still alive

15 Ekim Perşembe günü, Hasdal’ın Kasapları hayvansever barınak gönüllüsüne gidip bizzat 20 sağlıklı, 3 aylıktan küçük 20 bebeği öldürülmek üzere başka bir bölüme almasını söylediler.

Cuma sabahı erkenden gelip bu bebekleri ve diğer 35 bebeği de hep beraber canice katlettiler. Bugün bizim yanımızda olayı inceleyen Jandarma komutanına da söyledikleri gibi Hasdal Barınağında ötanazi yok. Bebekler korkunç bir yöntemle öldürüldü ve araştırmaya meydan bırakmamak için hemen yok edildiler.

Hasan Gençdal ve arkadaşları çizgiyi aştılar…

İstanbul ve Türkiye’deki tüm hayvan korumacılara, Basın’a, bu cinayetleri kınamaları ve bizimle birlikte çalışarak İstanbul Barınak Sistemine en sonunda bir düzen ve insanlık getirmeleri için sesleniyoruz.

Lütfen Hasan Gençdal’ı bu numaradan arayın ve ne düşündüğünüzü açık
açık söyleyin.  : +90 530 667 98 04        hasan.gencdal@ibb.gov.tr

All puppies were killed

All puppies were killed

All puppies killed

All puppies killed

——

Hasdal Victim

Hasdal Victim

Friday 16th October, 8.30 in the morning.

55 puppies, some of them barely weeks old, as big as the hands which mindlessly killed them, others older, wagging their tails hoping for breakfast, are pushed  into a cold and wet room to be monstrously killed at Eyüp Municipal Shelter in Hasdal, İstanbul.

55 little, angelic puppies…

The reason? The hatred of a man… Hasan Gencdal, the Head of the Istanbul Greater Municipality Veterinary Department.

Gençdal, working together with Recep, the shelter manager and Ahmet Bölükbaşı, the Chief Veterinarian, in a supreme act of stupidity wiped out 55 healthy little puppies. Their bright eyes once filled with the joy to live will never see the light of day again…

In order to justify their henious act they went as far as fabricating an unbelieveble story about a rabies outbreak, about a little puppy  biting and spreading the disease. A fake report was issued.
The Hasdal shelter and the Greater Istanbul Municipality are not strangers to these kind of massacres. Two years ago we launched an investigation that ended up costing the position to Arif Eker, the now disgraced former Head of the Veterinary Department.

For two years volunteers have been trying to help the shelters doing their job of Neuter and Return in a correct way. All these years animal lovers have to witness the cruelty and corruption of a group of municipal workers who routinely discharge their anger and frustrations  on innocent lives.

But this time they have crossed the line.
On Thursday the 15th October, the Municipal Workers, the Butchers of Hasdal, ordered the animal lover volunteer to personally separate 20 healthy, under 3 month old puppies, and place them on a separate area to be killed.
On Friday morning those puppies together with another 35 ones were massacred savagely. There is no Euthanasia Solution at the Hasdal shelter as they have told the Jandarma Commander who was with us, investigating the matter today. The puppies were killed by a most horrific method. The bodies were disposed to avoid any investigation.
Hasan Gencdal and her gang of cronies have crossed the line.
We are calling upon the entire Istanbul and Turkish animal welfare community as well as the Media to condemn these killings and to work with us in, once and for all, bring order and humanity to the national  (and international shame) of the Istanbul Shelter System.
Please call Hasan Gencdal NOW and let him know exactly what you feel:  : +90 530 667 98 04
hasan.gencdal@ibb.gov.tr

76 Comments

Filed under Uncategorized