
Hasan Gencdal +90 530 667 98 04 hasan.gencdal@ibb.gov.tr
Gözlerinin İçine Bakın
En son ne zaman bir belediye görevlisi size hayvanları öldürmediklerini, ve asla öldürmeyeceklerini söyledi de inandınız?
En son ne zaman size hayvanları sevdiklerini, kendilerinin de hayvanları olduğunu, hayvanlarla büyüdüklerini söylediler de inandınız?
En son ne zaman gözlerinin içine baktınız ve ellerine teslim edilen onca canın güvenlikte olduğuna inandınız?
Bazıları inandıklarını söylemeye korkabilir. Yalnız kalmaktan, geçimlerini kaybedetmekten, başkalarının onlardan farklı düşünüp bunu dile getireceğinden, aptal gibi görüneceklerinden korkabilirler. Bizler değil!

Killed
Biz gerçekleri dile getirirken her türlü riski, hep olduğu gibi, göze alacağız. Gerçekleri, barınaklara, barınak veterinerlerine , barınak yöneticilerine, barınak gönüllülerine, son olarak en önemlisi, barınak hayvanlarına dair, konuşulamayan, dayanılamayan gerçekleri… Çünkü, kabul edelim, umurumuzda olan onlar.
Bu trajedi neden gerçekleşti sorusunun cevabı işte burada; burada 55 masum bebeğin neden ıslak bir sonbahar sabahı, sözde bir kuduz salgını bahane edilerek katledildiklerini ve neden bir daha asla Göktürk tepelerinin arkasından doğan güneşi göremeyeceklerini anlatacağız.
1. Barınaklardaki bebekler tam birer baş belasıdır. Ağlarlar, mama isterler, çiş ve kaka yaparlar, ilgi isterler, ve dahası, her gün sayıları biraz daha artar. Onları doyurmak, arkalarını temizlemek, barınakların dehşet verici koşullarında sürekli hastalandıkları için tıbbi bakımlarını sağlamak hep birer yüktür. Kimse onları sevmez, işçiler de, veterinerler de, yöneticiler de.

Killed
2. Barınaklardaki gönüllüler tam birer baş belasıdırlar. İşçilere, doktorlara, yöneticilere bağırırlar, mama isterler, kafeslerin çiş ve kakadan, kusmuktan temizlenmesini, ölen veya ölmekte olan bebeklerin dışarı alınmasını, kafestekileri de hasta etmemesini isterler. Herşeyin düzenli ve hijyenik olmasını isterler. Bebekler için ihtimam isterler, bebekler YAŞASIN isterler! Ve tabii bu pek uygun birşey değildir.
Bundan başka, genellikle eğitimli kadınlardır bunlar ve burada çalışanlar için işlerini yapmaları karşısındaki bu ısrarcı halleri çok ama çok sinir bozucu olabilir.
3. Barınaklarda, gönüllüler sık sık günün yemeği oluverirler. Nefret edilirler, dışarı çıkartılmak istenirler. Ama nasıl yaparsın bunu? Hayvanların hayatını herşeyin önüne koymuş bu müthiş insanları nasıl yok edersin?

Killed
Bunu, uğruna yaşadıkları şeyi öldürerek yaparsın.
Bunu, her gün okşadıkları o minik kafaları yok ederek yaparsın.
Bunu, öldüreceklerini kendilerine seçtirerek yaparsın.
Bunu, işlediğin cinayetin sorumluluğunu onlara yükleyerek yaparsın.
Bunu, onların gözlerinin içine bakıp “bebekleri sen öldürdün, biz değil” diyerek yaparsın.
Sonra dumanla dolu odana gider, çayından bir yudum içer ve derin bir nefes alırsın. Bir sonrakiler gelinceye kadar rahatsındır.
Eğer birisinin yalan söyleyip söylemediğini anlmak istiyorsanız sadece gözlerinin içine bakın.

Viktor Larkhill v.larkill@googlemail.com
——-

Hasan Gencdal +90 530 667 98 04 hasan.gencdal@ibb.gov.tr
Look into their Eyes
When was the last time you trusted a municipality officer who told you that they never killed animals and they never will?
When was the last time you believed when they tell you that they love animals, that they have animals themselves, that they grew up with animals?
When was the last time you looked into their eyes and felt that all those lives trusted in their care were safe?

Killed
Some people are afraid to say what they believe in. They are afraid that they may be ostracized, their livelihoods may be at stake, that others may disagree with the, and voice their own opinions, that they may look like fools. Not us!
We will take all these risks as we always have, to speak the truth, the unbearable and unspeakable truth about the state of shelters, shelter administrators, shelter veterinarians, shelter volunteers and lastly but most importantly, of shelter animals. Because, let’s face it, they are what we care about.
Here is why this tragedy has happened, here are the reasons why 55 innocent babies were slaughtered for the fear of a so-called Rabies epidemic one damp autumn morning, never to witness another dawn over the hills of Göktürk:

Killed
1. In shelters, puppies are a nuisance. They cry, they want food, they pee and they pooh, they ask for attention and what is more, they grow in numbers everyday. They are a burden to feed, to clean after, to care for medically as they keep getting sick all the time under those horrifying conditions. Nobody likes them, not the workers, not the vets, not the managers!
2. In shelters, volunteers are a nuisance. They scream at the workers, doctors, managers, they want food, they want the cages to be cleaned of pee, pooh and vomit, they want dead bodies and dying babies that infect the others to be removed. They want all to be in order, hygienic. They want care for the puppies, they want them to LIVE!
And that just is not convenient. Besides, they are mostly educated women and for the people working there, they can be very annoying with their insistence on their work.

Killed
3. In shelters, regularly, volunteers are the meal of the day. They are hated, they are wanted out of the premises. But how do you do that? How do you destroy the will of those wonderful people who place the lives of animals before any?
You do it by killing for what they live.
You do it by taking the lives of those whose little heads they caressed everyday.
You do it by making them choose the ones you are planning to kill.
You do it by making them responsible for the murder you commit.
You do it by looking into their eyes and telling them “it is you who killed them not us”.
And then you can go back to your smoke filled office, sip your tea and take a deep breath. You can rest until the new bunch arrives.
If you want to know whether a person is lying, just look into their eyes.

Viktor Larkhill v.larkill@googlemail.com